• En yeniler

    "Teknolojiyi ve verileri dünyayı daha iyi bir yer yapmak için kullanmak istiyorum."

    Daha önce paylaşılan "How data from a crisis text line is saving lives" başlıklı konuşmanın Türkçesi aşağıdadır. Çoğu kadın ekonometriste ilham olacağına inanıyorum...

    Daha önce hiç tanışmadığım bir kız, benim ve binlerce insanın hayatını değiştirdi. DoSomething.org'un CEO'suyum. Bu, genç insanlar için dünyadaki en büyük organizasyonlardan biri.

    Doğru, gençlerle iletişim kurma şeklimiz mesajlaşmak. Çünkü gençler bu şekilde iletişim kuruyor. Bu yıl 200'den fazla kampanya yürüteceğiz: İhtiyaç sahipleri için fıstık ezmesi toplamak veya evinden çıkamayan yaşlılar için Sevgililer Günü kartları hazırlamak gibi. Onlara mesaj atacağız. Ve bu mesajların okunma oranı %97 olacak. İspanyol kökenli ve şehirde yaşayan insanların oranı normal endekslerin üstünde olacak. 200.000 kavanoz fıstık ezmesi ve 365.000'den fazla Sevgililer günü kartı topladık. Bu büyük ölçekte bir şey. Ama tuhaf bir yan etkisi de var.

    Ne zaman bir mesaj yollasak, fıstık ezmesiyle, açlıkla ya da yaşlılarla ilgisi olmayan düzinelerce mesaj geliyor. Fakat zorbalığa uğramakla, ota bağımlı olmakla ilgili mesajlar var. Aldığımız en kötü mesaj aynen şöyleydi: "Bana taciz etmeyi bir türlü bırakmıyor. Babam. Bana kimseye söylemememi söyledi. Orada mısınız?" Bunun olduğuna inanamadık. Bir insana bu kadar korkunç bir şeyin olabileceğine ve onun bu kadar şahsi, bu kadar kişisel bir şeyi bizimle paylaştığına inanamadık. Fark ettik ki, bunları öncelik sırasına koymayı bırakmak ve bu acı çeken insanlar için yeni bir mesajlaşma hattı inşa etmek zorundayız. Böylece Crisis Text Line'ı (Kriz Mesajlaşma Hattı), kurduk. Sessizce. Chicago ve El Paso'da, her birinde birkaç bin insanla başlattık. Dört ay içinde, Amerika'nın tüm 295 alan kodunda çalışıyorduk. Bunu bir perspektif içine almak için şunu belirtmeliyim, Hiçbir reklam yapmadık ve Facebook'un ilk açılışından daha hızlı büyüdük.

    Mesajlaşmak inanılmaz derecede kişisel. Kimse seni konuşurken duymuyor. En çok mesajı öğle yemeği vakti alıyoruz. Çocuklar yemek masasında oturuyor ve sen onun karşıdaki tatlı oğlanla mesajlaştığını düşünüyorsun ama aslında o bize, bulimiası hakkında mesaj atıyor oluyor. "Yani" veya "ıııı" gibi sesleri, sık sık alınan nefesleri veya ağlamayı duymuyoruz. Sadece gerçekleri öğreniyoruz. "Ölmek istiyorum.'' gibi. Önümdeki masada bir şişe dolusu hap var" gibi mesajlar alıyoruz. Kriz danışmanı şöyle diyor: "Mesajlaşırken o hapları çekmeceye koysak nasıl olur?" Bir süre bu şekilde konuşurlar. Kriz danışmanı, kızı adresini vermeye ikna eder. Çünkü bir yardım hattına mesaj atıyorsan, yardım istiyorsun demektir. Böylece adresi alır ve hâlâ mesajlaşırken danışman aktif kurtarmayı başlatır. Sonra sessizlik olur. 23 dakika geçer ve kızdan hiçbir cevap gelmez. Bir sonraki mesaja anneden cevap gelir. "Hiçbir fikrim yoktu, evdeydim. Ambulanstayız, hastaneye gidiyoruz. Bir anne olarak bu... Bir sonraki mesaj bir ay sonra gelir: "Hastaneden şimdi çıktım. Bipolar teşhisi kondu, galiba iyi olacağım." Keşke bunun sıra dışı bir deneyim olduğunu söyleyebilsem, fakat ortalama bir günde 2,41 aktif kurtarma gerçekleştiriyoruz. Mesajlarımızın %30'u intihar ve depresyon hakkında - devasa bir rakam. Kriz Mesajlaşma Hattı hakkındaki güzel şeyse yabancıların başka yabancılara en özel konularda kılavuzluk etmesi ve onları sıcak anlardan soğuk anlara geçirmesi. Heyecan verici bir şey ve şunu söyleyeceğim: İki yıldan az sürede, toplamda 6.5 milyondan fazla mesaj aldık. Beni bu konuda en çok heyecanlandıran, bana sıcak bastırıp terleten de veriler: aldığımız veri. 6.5 milyon mesaj. Bu, verimli bir külliyat yaratacak hacim, hız ve çeşitlilik demek.

    Tahmine dayalı işler yapabiliriz. Bu verilerle birçok çıkarımda bulunabilir ve çok şey öğrenebiliriz. Böylelikle daha iyi olabiliriz, dünya da daha iyi olabilir. Peki bu verileri bizi daha iyi hâle getirmek için nasıl kullanabiliriz? Büyük ihtimalle, bunu izleyen biri hayatının bir noktasında bir terapiste görünmüştür. O insanın iyi olduğunu nereden biliyorsunuz? Duvarlarında Harvard diploması asılı, öyle mi? En başarısız %10'un içinde mezun olmadığından emin misiniz? Ben ve kocam bir evlilik danışmanına göründüğümüzde, danışman "Sizi iki haftada bir göreceğim, ama beyefendi sizi gelecek hafta görmeliyim" dediğinde onun bir dahi olduğunu düşünmüştüm. Harika bir danışman nasıl olduğunu bilen verilere sahibiz. Eğer "hissiz" ve "yen" kelimelerini mesaj attarsanız %99 ihtimalle kendinizi kesmekle eşleştiğinizi biliyoruz. Eğer "Miligram" veya "lastik bant" sözcüklerini yazıyorsanız %99 ihtimalle madde kullanımıyla eşleşeceğinizi biliyoruz. Eğer "seks", "oral" veya "Mormon" yazarsanız eşcinsel olup olmadığınızı sorguluyor olduğunu biliyoruz. Bunlar, bir danışmanın bulabileceği ilginç bilgiler ama elimizdeki algoritma, danışmana yardımcı olmak için söylüyor ki "%99 kendini kesmekle eşleşiyor, şu soruları sormayı dene" Veya "%99 uyuşturucu kullanımıyla eşleşti, işte yakındaki üç rehabilitasyon kliniği." Bu bizi daha kesin bir hale getiriyor. Robin Williams'ın intihar ettiği gün ülke çapında insanlar, yardım hatlarına akın etti. Bir ikonun, bir komedyenin intihar etmesini görmek üzücüydü ve ülkedeki hatlarda 3-4 saatlik bekleme sırası oluşmuştu. Biz de yoğunluk yaşadık. Fark şu ki, bize "ölmek istiyorum" veya "kendimi öldürmek istiyorum" diye mesaj atarsanız algoritma sizi "turuncu kod" olarak değerlendirir ve bekleme sırasında en başa geçersiniz. Böylece olayları ciddiyetlerine göre ele alırız, kronolojik sıralarına göre değil. Bu veriler dünyayı daha iyi bir yer haline getiriyor çünkü ben, dünyanın ilk gerçek zamanlı kriz haritasını görüyorum. Bir düşünün: tüm o 6.5 milyon mesaj, dilin doğal süreci içinde otomatik gerçekleşen etiketleme, tüm bu veriler... Size beslenme bozuklukları için en kötü günü söyleyebilirim: Pazartesi. Uyuşturucu kullanımı için en kötü zaman, sabah 5. Montana ziyaret etmek için güzel bir yer olabilir, ama orada yaşamak istemezsiniz, çünkü intihara yatkınlık konusunda bir numaralı eyalet orası. Bu verileri halka açık ve bedava hale getirdik. Kişilerin kimliklerini ele verebilecek bilgileri ayıkladık. Hepsi CrisisTrends.org'da. Çünkü ben, okulların, pazartesinin yeme bozuklukları için en kötü gün olduğunu görebilmelerini istiyorum ki öğünleri buna göre ayarlasınlar ve danışmanları pazartesi günü orada olsun. Ailelerin, uyuşturucu kullanımının sabah 5 civarında arttığını bilmelerini istiyorum. Birilerinin Montana'daki Kızılderili koruma bölgeleriyle ilgilenmesini istiyorum. Veri ve kanıt, politikaları, araştırmaları, gazeteciliği okul yönetimini, her şeyi daha iyi hale getiriyor. Kendimi ruh sağlığı konusunda bir aktivist olarak düşünmüyorum. Kendimi, ulus çapında bir sağlık aktivisti olarak düşünüyorum. Bu veriler hakkında o kadar heyecanlıyım ki kendimi biraz inek hissediyorum. Evet bu kulağa çok kız işi geldi. İneğim. Verileri seviyorum. Benimle, sokağın karşısındaki bol yatırımlı şirketlerde çalışan insanlar arasındaki fark şu ki; Dallas'ta gecenin 2'sinde Çin yemeği bulmanıza yardım etmekten, veya bileğinize dokunmanıza veya anında bir araba bulmanıza yardım etmekten veya ekranın sağına dokunup sevgili bulmanıza yardım etmekten ilham almıyorum. Teknolojiyi ve verileri dünyayı daha iyi bir yer yapmak için kullanmak istiyorum. Bunları, babasının ona tecavüz ettiğini mesaj atan kıza yardım etmek için kullanmak istiyorum. Gerçek şu ki, ondan bir daha haber alamadık. Umarım şimdi güvenli ve sağlıklı bir yerdedir ve umarım bu konuşmayı görür ve onun çaresizliğinin ve cesaretinin Kriz Mesajlaşma Hattı'nın doğuşuna ilham verdiğini ve bana her gün ilham vermeye devam ettiğini öğrenir.

    Hiç yorum yok

    Post Bottom Ad